21 Eylül 2013 Cumartesi

DIY Labne:)

Cuma akşamını Ela için kış hazırlıklarına ayırdım. Buzluğa domates, kabak, yeşil biber, kırmızı biber, barbunya, fasulye, şeftali, erik kaldırayım derken hızımı alamayıp bir de ev yapımı labne peynire giriştim. Güzel de oldu, hatta hazırları mayonez katılmış gibi yağlı ve ağır olurken, ev yapımı daha hafif ve süzme yoğurt gibi oldu; bebeği olanlara hem pratik, hem de sağlıklı bir alternatif olabilir.

Orjinal tarifte 1lt süt ve 1 kibrit kutusu beyaz peynir yazıyordu. Ben 0.5lt süt ile 1 kibrit kutusu beyaz peynir kullandım, o da güzel oldu. Peki nasıl mı yaptım? Aynen yoğurt yapar gibi! Pastörize sütü serçe parmağımın dayanabildiği en yüksek sıcaklığa kadar ısıttım. Önceden az süt ile ezip homojenize ettiğim beyaz peyniri, ısınan süt ile karıştırıp ağzını kapattım, üstünü sardım ve 12 saat (orjinali 5-6 saat, gece uyuyakalırsanız diye ben 12 saati test ettim, no problem;-) mayalanmaya bıraktım. Sonrasında buzdolabında da 12 saat bekletip, ince bir süzeğe aktardım. 1 saat sonra çıkan peynir altı suyunu bebeğime içirmenin 1001 yolunu düşünürken, süzülen kısmı da blenderdan geçirdim. Vee işte karşınızda mis gibi ev yapımı labne, afiyetle bebelere yedirile!

13 Eylül 2013 Cuma

Dondurma Gibi

 
TATLI HAFTA SONLARI!!!

New York, New York

Frank Sinatra'dan güzel bir "New York, New Yooork" girişi yapmak isterdim; ama Ela sağolsun bizim için Rafet el Roman'dan macera dolu Amerika oldu! :) İstek üzerine biraz foto paylaşıyorum. Aslında New York ve Boston'ı içeren minik bir rehber yapma niyetim de vardı; ama sevgili Aylincik bizi Tripomatic ile tanıştırdı, fazla söze de gerek kalmadı. Uygulamanızı yüklüyorsunuz, lokasyon ve gün sayınızı giriyorsunuz, Tripomatic sizin için tüm planı yapıyor, ben daha ne diyeyim!



Brooklyn & Manhattan Bridges


 
Burger favorim Max Brenner, Shake Shack'ten açık ara önde. Üstelik "Willy Wonka is alive!" sloganıyla süslü chocolate factory dekorasyonu da kalbimi çaldı. Önerilir.
 
 
Ayrıca Taverna Kyclades ve Ethos gallery 51st de önerebileceğim güzel Greek balıkçılar. Bizimkilerin favorisi ise, Brooklyn'de bulunan Taci's Beyti, isminden de anlaşılacağı üzere kebabi ve leziz bir mekan, var mı Türk mutfağı gibisi!
 
 
 
Ela amcasının Porsche'sini görünce aşka geldi, birden anahtar ve direksiyon düşkünü oldu; bizim arabalara hiç böyle yapmıyor! 1 yaşında kızımın pahalı zevkleri var:)
 

 
Harvard'ın bahçesinde birileri yine muzurluk peşinde, amcasına minik tuzaklar kuruyor! Kızım yanımdan hiç ayrılmasın diye göbek bağını hiçbir yere gömememiştim, hala çekmecemde saklıyorum. Yanıma alsaymışım Harward da fena olmazmış hani:)




 
 
Grand Central Terminal

 
Broadway müzikallerinden Ambassador Theatre'daki Chicago harikaydı. Erko ön sıradan bilet alınca bana jest yaptığını sanmıştım, işin aslı şov başlayınca belli oldu, dans eden hatunlarla burun burunaydık! Neyse Roxie'nin çiçeğini alınca biraz yumuşadım:) 
 

Statue of Liberty

 


  
 
ve heybetli aslanıyla The Metropolitan Museum of Art...
 
 
 
 
MÖ bilmem kaçıncı yıllarda yapılmış küpe ve bilezik mekanizmalarına bakar mısınız? Bildiğin burma bilezik yapmış adamlar:), binlerce yıldır üstüne birşey koyamamış insanlık tarihi.
 

 
 

 
Osmanlı İmparatorluğu dönemine ait parçaların sergilendiği bölüm ruhumuzu okşasa da, bunlar buraya nasıl geldi demekten alıkoyamadık kendimizi. Üstteki tuğra Sultan Süleyman'a ait.
 

 
 
 
Bebekli seyahatin tüm çılgınlıklarına rağmen, bu tatil güzel bir kafa dağıtmaca, güzel bir reunion oldu bizim için. Manhattan Corinthian Condominiums'ta Empire State manzaralı muhabbetleriyle bize ev sahipliği yapan sevgili New Yorkerlarımız Rem ve Oğuz'a teşekkür ederiz. Missed u, kiss u! :))

10 Eylül 2013 Salı

Gülümse Anılara

Taze bitti!
Arkadaşlık, affetmek, unutmak ve hayata bakışı ele alan 2-3 günlük bir kitap, keyifle okunabilir.